Hintlilerin Sağlık Sırrı: Ayurveda Nedir?

Hintlilerin Sağlık Sırrı: Ayurveda Nedir?

Ayurveda

Binlerce yıl önce modern tıbba zihin-beden bağlantısı ile ilgili bilimsel kanıt sağlayan Hindistan bilgeleri, dünyanın en sofistike ve güçlü zihin-beden sağlığı sistemlerinden biri olmaya devam eden Ayurveda’yı geliştirdi. Ayurveda, kökeni Hindistan’ın Vedik kültürüne dayanan 5,000 yıllık bir doğal şifa sistemi olup, insanoğluna beşeri potansiyelinin üst sınırını gerçekleştirirken, her yönden dengede ve zinde kalmasına yardımcı olan bilgeliklerin bütünüdür. Hastalığı tedavi etmek için kullanılan basit bir sistemden daha fazlası olan Ayurveda, bir yaşam bilimi (Ayur = yaşam, Veda = bilim veya bilgi) ‘dir.

Ayurveda’nın İlkeleri

Ayurveda’nın temel iki temel ilkesi vardır. Birincisi  zihin ve beden ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlıdır. İkincisi de hiçbir şeyin bedeni iyileştirmek ve dönüştürmek için zihinden daha daha fazla gücü yoktur. Hastalıktan uzak olma; kendi farkındalığımızın artmasına, onu dengeye getirmeye ve daha sonra dengeyi bedene kadar uzatmaya bağlıdır. Bu işlem, göründüğü kadar karmaşık değildir. Zihin ve beden ayrılmaz olduğundan, vücut doğal olarak meditasyon uygulamasıyla dengelenir. Meditasyon yoluyla oluşan huzurlu bir farkındalık durumunda kalp atış hızı ve nefesiniz yavaşlar, vücudunuz kortizol ve adrenalin gibi “stres” hormonlarının üretimini azaltır ve serotonin, dopamin, oksitosin gibi iç huzuru arttıran nörotransmitterlerin ve endorfinler üretimini arttırırsınız.

Bünye Tipi

Ayurveda’nın maksadı; kişilerin doğuştan sahip olduğu Bünye Tipi’ni ( Beden ve Zihin birleşimi neticesinde oluşan fıtrat = dosha) ve herhangibir dengesizlik durumunda, dengesizliğin haberini veren belirtilerin kaynağını bularak, dengenin tekrar kurulması üzere geniş kapsamlı önerilerde bulunmaktır. Ayurveda’da üç farklı bünye tipi vardır. Bunlar Pitta, Vata ve Kapha’dır.

Pitta

Pitta’nın enerjisi ateştir. Bu enrji sindirim ve salgı sistemlerini kontrol eder. Pitta tipi insanlar, çabuk öfkelenen, zeki ve atik insanlardır. Pitta enerjisi dengesiz olursa, ülser, midede yanma ve ekşime, sindirim sorunları, öfke, romatizma ve kireşlenme gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Vata

Vata’nın enerjisi hava ve boşluktan oluşur. Beden hareketlerini solunum ve dolaşım sistemini kontrol eder. Canlı, yaratıcı ve orijinal fikirlere sahip insanlarda Vata enerjisinin olduğu düşünülür. Vata enerjisi dengesini yitirince eklem ağrıları, peklik, kuru cilt, stres ve kaygı problemleri ortaya çıkar.

Kapha

Kapha enerjisi toprak ve sudan oluşur. Gelişim ve gücü  kontrol eder. Göğüs, gövde ve sırt ile ilişkilidir. Kapha tipi insanlar güilü ve yapılıdırlar. Genel olarak sakin bir mizaşları vardır. Kapha enerjisi dengesiz olan kişiler obezite, diabet, sinüs ve safra kesesi, özgüven eksikliği gibi sorunlar yaşayabilirler.

Teşhis Yöntemleri

Ayurveda, “Astavidha rogi pareeksha” ya da sekiz metod isimli yöntemle teşhiste bulunur. Şu faktörlerin gözlenmesi ile rahatsızlık teşhis edilir: Naadi (Nabız), Mutra (Ürin), Mala (Dışkı), Shabda (Ses), Jivha(Dil), Sparsha (Cilt), Drik (Gözler) ve Aakriti (Vücut Şekli).  Ayurvedik Doktor sizin dosha’nızı (beden tipi) ve size rahatsızlık veren sorunları hangi enerjinin dengesini kaybettiğine karar verecektir. Ve size ilaç verecektir.

Ayurvedik tedavinin kaynağı olan Vedik metinlerde insanoğlunun 3 ana bedenden oluştuğundan bahsedilmektedir. Bunlar;  Fiziksel Beden, Zihinsel Beden ve Ruhsal Beden’dir. Her ne kadar biz zihnimizin lineer düşünme eğilimi neticesinde bu bedenlerimizin birbirlerinden ayrı olduğunu düşünmekteyiz. Ancak bunun tam aksine, bu  üç bedenimiz birbirinin içine geçmiş vaziyette, sürekli bir enerji ve bilgi alışverişi içerisindedirler.

Kısaca yalnızca fiziksel bedenimize özen gösterip, sağlıklı bir beslenme biçimi ve ideal bir rutinde spor yapmak tüm bedenlerimizde denge yaratmak için yeterli değildir. Mutlaka madde ve enerjiden oluşan fiziksel bedenimiz sağlığımızı dengeleyici bir yaşam tarzı için zaruridir. Ancak  fiziksel beden son derece sağlıklıyken, eşzamanlı olarak zihinsel kargaşa, psikolojik çöküntüler  ya da ruhsal problemler yaşayabiliriz. İşte tam bu noktada, Ayurveda’ya göre, bu üç bedenlerimizde bir uyum ve harmoniden söz etmek mümkün değildir.  Böyle bir durumda, Ayurveda’nın üzerine basarak anlattığı kurgu, bütünsel sağlık ve zindelik halimiz için üç ana bedenimize de özen göstermeli ve tüm bedenlerimizde denge yaratıcı gündelik rutinleri yaşamımıza katmalıyız.

Önleyici Tıp

Bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere sadece hastalık iyileştirme sisteminden ibaret olmayan Ayurveda için ‘Önleyici Tıp’ (Preventive Medicine) ya da ‘Koruyucu Tıp’ terimleri de kullanılmaktadır. Ayurveda hastalığı altı adımda inceler. Konvansiyonel tıpta hastalığın teşhisi için hastalığın 5. ya da 6. aşamaya gelmiş olması gerekir. Ayurvedik tıpta ise muhtelif hastalıklar 1., 2., 3. ya da 4. aşamalardayken dahi teşhis edilebilir. Ve hastalıkların ilerlemeleri yaşam biçimi değişiklikleri ile büyük ölçüde önlenebilir.

Ayurveda Hindistan’daki işgali yıllarında her ne kadar unutturulmak istenmişse de, şu anda hem doğduğu ülkede, hem de bütün dünyada büyük bir ilgiyle karşılanmaktadır. Hem Tibet Tıbbı, hem de geleneksel Çin Tıbbı köken olarak Ayurveda’ya dayanmaktadır. Antik Yunan medeniyetinde uygulanam tedavi yöntemlerinde binlerce yıl önce yazılmış olan Klasik Ayurvedik Tıp metinlerinde kullanılan birçok kavrama rastlanılmaktadır.

Ayurveda özetle bilincimizi yükselten, genel sağlık durumumuza olumlu ivme kazandıran, yaşlanmayı geciktiren, gıda seçimi, aromaterapi ve sportif aktivitelerimize yön veren faydalarının yanısıra genel olarak yaşam kalitemizi yükselterek  daha mutlu, daha huzurlu ve daha tatminkar olmamızı sağlayan faktörleri kapsar.